“Eğer basitçe açıklayamıyorsan yeterince anlamamışsın demektir.”

everythingontheinternetistrue

Add this!

mozillacokmehabercisi.jpg

Firefox 3 kullanmaya başlamadan önce her akşam bilgisayarımı kapatırken firefox’u kapanmaya zorluyordum. Çünkü normal yollarla kapatırsam gün içinde açtığım fakat bakmaya fırsat bulamadığım sayfalar uçup gidiyordu. Ben de buna çözüm olarak, bakamadığım sayfalar yeniden açılsın diye zorla kapatıyordum. Benim bu sorunumu farketmiş olacaklar ki sevgili Mozilla Firefox 3‘e, bir önceki oturumda açık kalan sayfaları hatırla özelliği eklemiş. FF3′ün sevdiğim bir başka özelliği ise gitgide daha günlük Türkçe’ye dönüyor olması. Az önce 55inci penceremi açmaya kalkarken verdiği uyarının hastası oldum. Bundan t-shirt yapmak istiyorum.

Add this!

İnsan çantasında hiç kullanmadığı şeyleri bile taşıyabilir fakat ceptekiler hayatidir. Paradır, kalemdir, taraktır falan filan… Face your pocket de bu ceptekilere el atan oldukça enteresan bir proje. Kot pantolon olur, ceket olur cebinde ne varsa scannerın üzerine dökülüyor ve üzerine kendi yüzünü yatırıyorsun. Ortaya birbirinden değişik insan profilleri çıkıyor. Bana cebindekileri göster sana kim olduğunu söyleyeyim. E fakat bi de şöyle birşey vardı: “elimcebimdecebimdelikelimdenevar?”

Add this!

kutu.jpg

Gel gör ki çevresi yine bomba düşmüş gibi. IKEA bardak kutusu.

Add this!

Geçmişten uyku fotoğrafları. Baka baka benim de uykum geldi.

Add this!

 

Tasarım sürecinde pek çok karar verirsiniz. Hangi rengi kullanayım, boyutu ne olsun, şuraya bi çizgi eklesem hoş olmaz mı? gibi birçok soruya aynı hızda cevap veriyor olmanız gerekir. Peki nereye kadar? Eğer karar vermezseniz sonsuza kadar sürebilir. Bir tasarım objesi ne zaman kanatlanıp uçmaya hazır olur, ne zaman doğal hayatına bırakabiliriz? Bir tasarımın “bittiğine” nasıl karar veririz? Abduzeedo bu soruyu farklı tarzlarda 28 tasarımcıya sormuş. Mesela Justin Maller:

“Bir iş bittiyse onu masaüstü resmi olarak ayarlayıp başka hiçbir kusurunu önemsemeyeceğimi biliyorum.”

demiş. Bir diğer tasarımcı Guilherme Marconi ise:

“Kendime her zaman, “bu benim beklentilerimi karşılıyor mu?” diye sorarım. Eğer hislerim bana “herşey tamam” diyorsa bitmiştir. Renk seçerken, bir yere gölge eklerken de aynı yöntemi kullanırım zira en önemli şey sürecin güzel ve tatmin edici geçmesi. Bu benim için sonuçtan daha önemli. Daha sonra kaydeder ve tasarımı nişanlıma, benim asıl eleştirmenime gösteririm.”

diyor. Benim de kendime göre kurallarım var:) (Bu laf biyerden tanıdık geliyor). İş, vermesi gereken mesajları veriyorsa, tasarımdan bir öğeyi çıkarınca bütünlük bozuluyor ya da birşey ekleyince fazla geliyorsa, hislerim de “bu tamamdır” diyorsa o iş benim için bitmiştir(nokta)

Saygılar.

Add this!

Geçen yıl Pera Müzesi‘nde de bir sergisi açılan, günümüz grafik tasarımının ikon tasarımcılarından Tom Geismar‘ın on yıldır biriktirdiği 20. yüzyılın ortalarından kalma oyuncak robotlar Seattle Bilim Kurgu Müzesi‘nde sergileniyormuş. Wired dergisi de bu koleksiyonu bize ulaştırmayı görev addetmiş. İyiki etmiş. Birkaç ay önce City’s de bunlara benzer kurmalı teneke robotlara rastlamıştım. Hazır aklıma gelmişken gidiyim biraz daha bakıyım.

Add this!

Truetypelies’ı uzun süredir takip edenler pinhole ile ne kadar ilgili olduğumu hatırlayacaklardır. İlk denemem başarısız olsa da ikinci sakız kutusu harekatının sonuçları beni fazlasıyla heyecanlandırmıştı. Onca teknolojik gelişmeye rağmen bu ilkel deneyim, ışığın film üzerine bıraktığı iz bana halen sihir gibi geliyor. Hala bir polaroid makineden çıkan kartta görüntünün belirmesine hayranlıkla bakıyorum. Bazılarınıza bu çok salakça gelebilir:) Makine bile denemeyecek bir kutudan çıkanlarla ilgilenen bir tek ben değilim elbet. Corbis benim gibi ışığa duyarlı pervaneler için farklı farklı efektler sunan kes yapıştır iğnedeliği kameralar tasarlamış. Beğendiğiniz tasarımı hemen bilgisayarınıza indirip makinenizi yapmaya başlayabilirsiniz. Üste resmi olan “Pablo” isimli pinholebenim favorim.

Add this!

twitter'da en son

 

 

Close
E-mail It